
Zekice hazırlanmış bir kurgu bir o kadar da anlaşılması zor bir film. Filmin konusundan bahsetmek isterdim ama bu benim için biraz zor çünkü yönetmen alışılmış kurgulardan çok daha farklı bir senaryoyla filmi çekmiş. Gerçeklik ve rüyanın birbirine girdiği idrak edilmesi zor bir kurgu. Sanırım filmi tam anlamıyla anlayabilmek için filmin yönetmeni Quentin Dupieux'un kafasının içine girmek gerekiyor.
Ama yine de filmin ne kadar karmaşık olduğunu birkaç örnekle açıklayabilirim. Öncelikle film birbiryle bağlantılı bir çok katmandan oluşuyor. Film Realite adında bir kızın babasının avladığı domuzun karnını boşaltırken içinden çıkan bir video kaseti fark etmesiyle başlar. Filmin diğer bir katmanında ise yapımcısı tarafından çekeceği filme en iyi çığlığı bulması için 48 saat müddet verilen kameraman Jason, Jason'ın kameramanlık yaptığı bir gündüz kuşağı programında ilginç kostümüyle sunuculuk yapan ve bu kostüm yüzünden sürekli kaşındığını iddia eden Dennis, Realite'nin kadın kostümüyle askeri bir aracın içinde gördüğü okul müdürü. Daha birçok karakterin gerçeklikle rüya arasında gidip gelen ve ayırt etmekte zorluk çektiğimiz birbirine geçmiş senkronize hikayelerine tanık oluyoruz. Filmin kurgusal zemininin hazırlanması için bütün karakterlere yeterli süre verilmiş. Konuyu çok uzatmadan karakterleri ve birbirleriyle kuracakları bağlantıları anlatıyor. Yine de anlaşılabilirliğini kolaylaştırmıyor. Galiba yönetmen neyin gerçek neyin hayal olduğunu seyircinin kararına bırakmış.
Zekice kurgulanan filmin yönetmeni Quentin Dupieux neredeyse her işi kendisi yapmış. İlk olarak senaryoyu kendisi yazmış daha sonra filmin görüntü yönetmenliğini yapmış. Son olarak kurgu işini de kendisi tek başına üstlenmiş. Filmin bu kadar mükemmel hazırlanmış olması da Quentin Dupieux'un her alana el atması olsa gerek. Herhangi bir dışarıdan müdahaleye izin vermeden kendi kafasının içindekileri beyazperdeye aktarmış. İdrak yollarımızı zorlayan bir o kadarda eğlenceli izlenilesi bir yapıt ortaya koymuş.
